If I've got the ball in my hands, I'll make sure the guys get the best shots," Turkoglu said. "That's teamwork." (NBA TV)
Yukarıdaki sözler Hidayet Türkoğlu’nun. Toronto’nun uzak atışlardaki en büyük silahı, aynı zamanda assist yüzdesi çok iyi olan oyuncusu. Tılsımını kendi söylüyor. Takım oyunu ve topu paylaşım. Hedo bu yönü ile çok beğeniliyor NBA’de ve pek çok koç onu örnek gösteriyor.
Özellikle altyapı antremanlarını seyrettiğim için yetişmekte olan gençleri seyretmek bana daha çok zevk veriyor.
Yıllar önce “takımoyunu” konseptini ilk defa değerli koçum Altemur Timur’da görmüştüm. Milli oyuncularını bu arada beni de kenarda oturtur. Bizi bazen ilk beşe bile almazdı. Arada bir cesaret edip sorduğum ” benim için önemli olan takım oyunudur” derdi. “Eğer milli oyuncum uyarsa takım oyununa, mesele yok. Ama şova kaçarsa gerektiği yerde pas yapmazsa benim takımımda oynayamaz. Bazı koçlarda aksine sayı oriented oluyorlar. Sayı yapta nasıl yaparsan yap zihniyeti ile bireysel beceriyi ön plana alıyor. O zamanda ara ki takımda istikrarı bulasın. Yıldız oyuncu oynarsa maç kazanıyor. Oynamaz ise takım dökülüyor. Koskoca Allen Iverson bile bu yönü yüzünden kendine takım bulmakta zorlandı. Unutmayalım. Önemli olan sisteme uymak. Sistem bir makine. Bütün parçalar aynı ahenk içinde çalışmalı.
Altyapıda bazı oyun kurucular izliyorum. Takımı oynatacağına kendi oynuyor. Görevinin oyun kurmak, takımı oynatmak olduğunu unutuyor. Koçlarıda çıkıp, ne yapıyorsun sen kardeşim demiyor. Alıyor topu potanın ordan. Tın tın tın. Neredeyse bütün sahayı fundemantal gösterisi yaparak geçiyor. Sonrada her pozisyonda şutunu atıyor. Maçta otuz şut atıyor. Eh yarısı girdimi ki girmeli. Takımı sırtlamış rolüne bürünüyor. Ama öbür tarafta pas bekliyen takım arkadaşları oyundan düşüyor. Motivasyonları bozuluyor. Piyon durumuna düşüyorlar, onun ve koçun umurunda değil..Ama o takımı kurtarıyor. Bence kurtarmıyor batırıyor. Ben koç olsam oyun kurucunun assist sayısına bakarak not veririm. Ama bizde bilgisiz koçlar maçı alsında nasıl alırsa alsın anlayışında. Bakın NewYork Knicks Kocu Di’Antonie’nin takıma talimatı”yedi saniyede karşı potada olacaksınız”. Bizim tın, tınlar sadece 20 saniye sürüyor.
Benim bu düşüncelerim tamamen küçük, yıldız ve genç takımlar için. Çünkü onlar yetiştiriliyorlar. Onlara ne verirseniz onu alırsınız. Yanlış başlarlarsa yanlış gider. Şov meraklısı ve kişisel beceresi yüksek oyuncunun hatalarını zamanında ikaz etmez, bilakis egosunu şişirirseniz en büyük hatayı yaparsınız. O oyuncu artık iflah etmez. Yazık edersiniz o kabiliyete. Bu bakımdan ben her zaman altyapı antrenörlerinin çok iyi seçilmelerinden ve denetlenmelerinden yanayım. Külüplerin atletik direktörleri, altyapı antremanlarını ve maçlarını fasılalarla izlemelidir. Kendilerine emanet edilen
fidanların yanlış büyümemeleri onların sorumluluğundadır. Görevlerini yerine getirmeleri ve kritik hatalarda mutlaka altyapı antrenörlerini ikaz etmelidirler.
Şimdi birde menejerler türedi. Daha çocuk yıldız takımda iken menejerliğine talip oluyor. Onun egosunu daha olgunlaşmadan şişiriyor. Farklı dünyalar çiziyorlar. Okuldan, derslerden soğumalarına sebep oluyorlar. Bakın Amerika’da NCAA ve diğer universite liglerine; takıma giren ögrencinin takımda kalabilmesi için her yıl not ortalamasının belirli düzeyde olması gerekiyor. Yoksa takımdan hemen atılıyor. Ben ABD’de üniversite takımında oynarken, High Scholl’lardan büyük ümitlerle ve burslarla seçilen pek çok oyuncunun not ortalamaları yüzünden takımdan ayrılmak zorunda kalmalarını çok yaşadım.
Şimdi emekli olan ünlü bir koçun “Okul mokul anlamam. Önce basketbol gelir”-. Hepinizi antremanda istiyorum” dediğini hatırlıyorum. Halbuki akıllı koç oyuncu ve ailelerle işbirliği yapar. Çocuğun okul durumunuda takip eder, antreman saatlerine dikkat eder ve sporu ailelerede benimsetir.
Bu çocuklar bütün gün okulda. Sonra haydi gece onlara kadar antreman. Ertesi gün tekrar okul. Dersler, ödevler. O zaman aileler rahatsız olmaya başlıyor. Bu uğraşı veren bu çocuklar çok şeyi hak ediyorlar. Bunu bilerek onlara yaklaşalım ve onları okul-spor işbirliği içinde hem sporda hem derslerinde başarılı yapalım.
Bu yazı toplam 890 defa okundu.