Yıl 1962-63. Ankara’da Üniversitede talebeyim. Tatil için Eskişehir’e gelmiştim. Ortaokuldanberi sınıf ve futbol arkadaşım Nihat ile buluştuk. Güzel bir sonbahar akşamı. Köprübaşında piyasa yapıyoruz. O da yedek subay öğretmenlik yapıp dönmüş. Ne yapacağına karar verecek. Demirspor ve Şekerspor istiyorlar. Fabrikada iş verecekler. Hangisine gitsin karar veremiyor. O dönemin en iyi futbolcularından.Bende onu Ankara takımları özellikle PTT için kandırmaya çalışıyorum. O zamanlar PTT’de yönetici olan tanıdığım vardı.Hatta bende bir ara antremanlarına çıkmıştım. Ama Mülkiye’de burslu okuduğum için futbol ile okulu götüremem diye vazgeçmiştim.
Galiba aynı yıl rahmetli Orhan Şeref Apak Futbol Federasyon Başkanı idi. Milli lig, derken ikinci milli ligi kurdu ve Eskişehirspor, Bursaspor gibi kulüpler doğdu. Başta Nihat olmak üzere Fethi Heper, Süreyya, Yüksel gibi daha sonra Beşiktaş’ta top koşturacak oyuncular Eskişehirspor’da harikalar yaratmaya başladılar.Hepsininde hem hayatı kurtuldu hemde türk futbolu milli takıma kadar yükselen bu oyuncuları kazandı.
Türk futboluna ayrı bir hava geldi.
Bugün baktım. Eskişehir-Bursa maçı var. İster istemez o günleri hatırladım. Galiba yıl 1966. Ben Maliye Hesap Uzmanıyım. O aylarda İzmir’deyim. Baktım Es Es-Bursa maçı var. O yıllar neredeyse kanlı bıçaklı rekabet var iki şehir arasında. Kalktım otobüse binip ver elini Eskişehir. Pazar sabahı vardım. Arkadaşlarla buluşup doğru stadyuma. Saat sabahın dokuzu ve ben bir iki arkadaşımla stadyum duvarının üstündeyim. Maç 7 saat sonra başlıyacak. Davul zurna ne ararsanız var. Zaman nasıl geçti bilmiyorum. O duvarın üstünde 7 saat nasıl oturduk hala kavrayamadım. Bugün Ali Sami Yen’de maçtan on dakika önce kombineme oturunca hala o eski fedakar günleri düşünürüm.Maç bitti. Ben tekrar bindim otobüse ver elini İzmir. O zamanlar iki şehir arasındaki rekabet çok doruktaydı. EsEs’in Dünyanın en büyük insan korosu olduğu yıllar. Mahallemizin çocuğu Amigo Orhan’ın yönettiği “Es Es Ki Ki Es Ki Es” sloganının gökyüzünü inlettiği ve neredeyse dünya çapında meşhur olduğu yıllar.Akın akın insanların stadyuma aktığı günler. Ama Bursa maçları bir başkaydı, her zaman hatırlanacak bir fenomendir. Sıra dışı bir olaydır.
EsEs’ten kimler geldi kimler geçti. Benim hatırlayabildiklerim. Nihat(Tıy), Fethi, Süreyya, Yüksel, İsmail, Ender, Ayhan, Kamuran ve Antrenör Abdullah Matay. Sonra Abdullah Gegiç. O yıllardan aklımda kalanlar.Birde Eskişehirspor’u Eskişehir yapan yönetici Aydın Beğiter.
Arasıra İstanbul’da Aydın Ağabey ile oturur eski günleri yadederdik. Şimdi onuda yapamıyoruz.
Bir dönem banka genel müdürü iken Yönetim Kurulunda da bulundum ve parasal olarak destek vermiştim. Bunları niye yazıyorum. Es Es farklı bir fenomen olarak örnek teşkil ediyor. Doğuşu ile yükselişi ile ve Bursa rekabeti ile. Bir Bursa maçı şehirde hadise olurdu. Tam bir DERBY maçı idi her iki taraf içinde. İnşallah o eski günler gene yaşanır ve iki güzide şehir rekabetın yanında eski başarılı günlerine dönerler.
Bu yazı toplam 1112 defa okundu.